Ürün kalitesine etki eden en önemli kriterlerden biri ve en vazgeçilmezi gıda güvenliğidir. Gıda güvenliğinden sorumlu olanlar, büyük ölçüde gıda maddesini üretenler olduğu halde, bu iş hammadde teminiyle başlar, tedarikçi ve tüketiciyle devam eder. Çağımızda gıda kaynaklı hastalıkların büyük bir kısmı gıda güvenliğinin sağlanamadığı şartlarda üretilen ürünlerden kaynaklanmaktadır.

Bu yüzden Turkaş, kalite ve gıda politikasıyla desteklenen gıda güvenirliğinin bir gereği olarak; üretim, tüketime hazırlama, ambalaj, muhafaza ve sevkiyat aşamalarında gerekli olan tüm teknik ve hijyenik koşulları uluslararası standartlarda uygulamaktadır.

Gıda maddelerinden daha iyi yararlanmak, dayanıklılık süresini artırmak, üretici sağlığını korumak ve değişik nitelikte yan ürünler elde edebilmek için çeşitli üretim teknikleri geliştirilmiştir. Özellikle gıda maddelerinin üretimi aşamasında mikrobiyal bulaşmanın kontrol altına alınarak mikroorganizmaların yayılmasının önlenmesinde hijyenik koşulların önemi büyüktür. Ayrıca, üretimde uygulanan tekniklerin dayandığı temel ilkelerin bilinmesi ve uygulamaya aktarılması ürün kalitesinin artmasına katkı sağlamaktadır.

Doğada, toprak, su ve havada mikroorganizmalar bulunmakta, insan, pest, hayvan ve çalışma koşullarından kaynaklı deri, kıl, burun, ağız, el, ekipman, su gibi etmenlerle gıdalar yeniden kontamine olabilmektedir. Ürünlerin hizalanmasında geliştirilen sanitasyon teknikleri, kalite ve hijyen prosesleri ile kontaminasyon engellenmekte, bulaşma yolları kontrol altına alınmaktadır.

Gıda maddelerinin üretim ve ticaretinde gıda ve kalite yönetim sistemlerinin uygulanmasının önemi büyüktür. Üretimi yapan şirketlerle, bu şirketlere hammadde temin eden kişi ve kuruluşlar, önemli bazı kurallara ve standartlara uymak zorundadırlar. Tüketiciler bilinçlendikçe rekabet şartlarına göre oluşan piyasalar, konunun muhataplarını sistemi kullanma konusunda zorlayacaklardır. Gıda ürünlerini üreten firmalar tarafından gıda güvenilirliğini sağlamak amacıyla özel standartlar geliştirilmiştir. Standartlara titizlikle uyulması, rekabeti önleyici bir nitelik kazanmakta, yabancı ürünlerin pazara girmesini engelleyebilmektedir.

Gıda güvenilirliğinin sağlanmasında 1960’lı yıllarda ABD’de geliştirilen ve ilk uygulamaları uzay programında kullanılan HACCP; gıdalarda oluşabilecek bozulmaların tespiti, kritik kontrol noktalarının ve tespiti limitlerin belirlenmesi, bununla beraber önleyici faaliyetlerin uygulamasını içeren ISO 22000 temelini olusturmaktadır.

Gıda güvenliğinde, kalite yönetiminde ve ticarette gözlenen eğilimlerden sonra 1995 yılında NSF (National Sanitation Foundation) halk sağlığı konusundaki deneyimlerinden yararlanarak uluslararası gıda güvenlik kalite yönetim sistemini tasarımlamış, Gıda Güvenlik ve Kalite Danışma Konseyi’ni kurmuştur. Birçok uluslararası kuruluş temsilcileriyle gıda sanayi temsilcileri ve akademisyenlerden oluşturulan bir kurul, gıda güvenliği ve kalitesi için HACCP ile gıda hijyen uygulamaları ve ISO 9000‘i entegre eden belgelendirme programını geliştirmiştir.

Bu konuda, Türkiye’de de yeni düzenlemeler yapılmış, AB’ye entegrasyon için yeni bir yasa çıkarılmış, yetkiler büyük oranda Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlıgına Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na devredilmiştir. TSE 2005 tarihinde ISO 22000 standardını kabul ederek yayınlamıştır.  Uluslar arası bir standart oldugu için kurumların uluslararası ticaret hedeflerini gerçekleştirmesinde kolaylık saglamaktadır.

yönetimin sorumluluklarının egitimi ve sürekli iyilestirme faaliyetlerini tanımlaması nedeniyle de ISO 9001 ile entegrasyonu saglanmaktadır. Bu sayede hem güvenli gıda üretimini saglamakta hem de firmaların gelisimlerine destek vermektedir.